Make your own free website on Tripod.com
Ana Sayfa Home Page
CV
Begeniler Üzerine Areas of interest
Mesleki Makalelerim Professional Articles
Deneme Yazilarm Literatural Articles
My Designs Tasarimlarim
Maltepe Universitesi Maltepe University
Siirlerim My Poems
Sanat Tarihi History of Art
Felsefe Alani Philosophy Area
Fotograf Galerisi Photo Gallery
Linkler Links
iletisim Communication

mkm design "reason of the creation"

Şiirlerimden Bir Demet

'YOK OLAN ZAMAN'
Zaman en iyi ilaç derler
oysa benim yaram bir dehliz
içimde uzadıkça
uzayan,
kalbimi kök kök saran
***
zaman her şeyi unutturur derler
1yil sürer der Nazım 20.yüzyılda ölüm acısı
bu saydığım ikinci 365.gün son gidisinden
her şeyi zamana bırak derler
zaman bile kaldıramadı bu yükü
her aldığım saat sustu bir ekim günü
***
artık zaman kavramı yok
tıpkı karanlık çağda yalnız bir ben
tek bileceğim günesin doğup-batisi
o masum gece gündüz
ve aklımdan çıkaramadığım sen...
(Abime...)
'MİSAFİR KIZ'
Ev boşaldı kaldık mi bir sen bir ben
ne kötü saatte on iki oldu
aklımdan
neler geçiyor bir bilsen
Acaba yalnız yatabilir misin?Yok yok korkarsın sen
***
bak misafir kız odalarımız karşılıklı
barımız mevcut, içkiler karışık karışık
eh odam geniş havadar,hafifte sarhoş
oldu mu kafalar
sabaha kadar gider konuşmalar,bakışmalar malum durumlar...

'PENCERE SEFHASI'
perdeleri çekik karşı apartmanın
anlaşılan daha teşrif etmemiş Aysel hanim
derken ortalık birden aydınlandı
perdeler yarim yarım aralandı
***
Ah Aysel hanim yine çıktın cama
aman ne ediyorsun bulusunu çıkarma
bir gören olur,bende dahil buna!
bakıyorumda bos ver aldırma sen bana
***
Buğday Tenin olmuş kara
ben sana demedim mi fazla kalma sicakta
ah! o ne ince bel ne geniş kalça
bu ne vücut ne eksik ne fazla
***
Otuz Beş Olmuş Yaşım
oysa ben daha yolun başındayım
sayende her gece vardiyalardayım
sen gel de yanıma yerleş dolsun bu yalnız katim!


'DEĞİŞEN'
(Özlem;yitirilene,hasret dönecek kişiye duyulur)

Önce cümlelerim değişti
özlem ağırlığını daha da hissettiriyordu
hasret boyun büküyor,özlemse gün ve gün büyüyordu
hasret gidiyor özlemse geliyordu
oysa ne gelenin ne de gidenin adıydı Özlem
ben gidiyor o yerinde duruyordu
hasretlik kalmamıştı artık,
iki telefonu bir birine bağlayan tellerde
ahizenin sonunda yitirilen cümlelerde
en sonunda Sevgilinin hayalinde...
Özlemse artık sadece geçmişe
çok değil ne yıllar ne asırlar öncesinde
bir zamanlar elini tuttuğum,
beraber yürüdüğüm,birinci elden sevgi sözcükleri tükettiğim saatlerde...
çünkü onlar sadece hasret duyulan hayallerde,
sevgiliyse Özlenen bedeniyle başka yerde...
'Hasrete hasretlik çekiyor beden,çünkü özleniyor özlenen'

'SÖĞÜT DALINDA BİR ÖZLEM'
Öyle bir özlem var ki içimde
daha bahar yağmurları değmedi tenine
henüz anlatacak karmaşık cümleler kurmadı
ve de sallayacak bir mendili olmadı bugüne kadar,
henüz o küçücük ayakları çırıl çıplak basmadı toprak üstüne,
ne de bugüne değin garip halleri olmadı
doğanın dengesini alt üst edecek
göz yaslarıyla iklimleri değiştirecek
***
Bir gün öyle bir özlemim oldu ki
bastan basa yağmurlarla yıkanmış
yapış yapış elbisesiyle karsımda duran
kurduğu karmaşık cümlelerinden arta kalan
sadece sesindeki musiki olan
Bir başka özlem oldu ki
ismini suretine hasretle yazan,
mendiline oyadan bir 'm' koyan
'özlemim oldu lakin onu hiç özlemedim
çünkü özlemek yitirmektir ben onu hiç yitirmedim'

'OKYANUSTAN GÖRÜNÜM'
Mavi denizin üstünde
batmaya yakın bir güneş pırıltısı
martılar konacak bir yer arıyor
enginliğinde okyanusun

her fırtınalı gecenin ardında
dinlenen deniz
sanki değilmiş gibi
Okeanos suçlu
ve deniz bambaşka bir kimliğe bürünür
gölgesinde erguvan bulutunun...

Her Aşkta Biraz..

Pia şiiri ile hayalini kurmuştuk o özlenen sevgilinin,

Ben sana mecburum bilemezsin diyerek aşık olmuştuk,

Adını mıh gibi aklımızda tuttuğumuz Aşkımıza

Ve ayrılık sevdaya dahil diyerek ayrılmıştık...

Her aşkımızda biraz da Attila İlhan vardı ve an geldi; O, Artık yok

Elde var Hüzün    12/10/2005

'HÜLYA'
bugün sana gelecektim son vapurla
vapur dediysem ne Elizabeth ne Santa Barbara
alacağı bir avuç yolcu on-on beş tanede tayfa
denize açacak yelken vuracaktık dalgalara
***
son vapura binemedim bu limanda
bilirsin bir ara tayfaydım bir ara kaptan-i
derya
rastladım mi sevgililerimden birine daha burada
bende ne akil kaldı ne de
vefa
***
sabah koyuldum yola,kararlıydım varacaktım sana
bu defada neyimedir bilmem ama kiydim paraya
bindim bir lüks kamaraya
bu seferde sanıldım zengin kamaram doldu hatunlarla
***
bu kadar yeter dedim başım girecek belaya
bir yandan seni düşünürüm bir yandan karşıdan gecen zengin kızı hala
huylu huyundan vazgeçer mi soluğu aldım yanında
önce hafiften bir merhaba sonra kendiliğinden doldu cepler parayla
***
ne fayda aşk karin doyurmuyor bu dünyada,bende karnimi doyurdum bir lokantada
biletim yanımda geliyorum yanına
bu maceradan yok bana fayda
hele şükür bindim beni sana ulaştıracak vapura
***
elimde bir kadeh şampanya dalıp giderken rüyaya
hafif bir koku kesti,uyandım bu rüyadan
meğer uyanamamışım çünkü bir afet karsımda
sen beni unut hülya bu aşk başka bir bahara

© Copyright 2005 Mustafa Kemal Mertoglu

Copyright Mustafa Kemal Mertoglu